Gece Modu
OyunLobi

OyunLobi

News archive

Rüyada mıyız?

Güzel bir haberle yolculuğumuza devam ediyoruz. .Finlandiyalı Remedy firması tarafından geliştirilen Microsoft Xbox 360 için 2010 yılında  çıkan, Windows için ise 2012’de yayınlanan enfes korku oyunu Alan Wake dizi oluyor. Aksiyon gerilim tarzı bu dizinin yazarlığını da yapmış olan Max Payne 1’den  tanıdığımız Sam Lake yapıyor. Aksiyon macera korku öğelerini birlikte barındıran bu proje  korku yazarı kahramanımız içinden çıkılmayacak rüyalarını barındırıyor. Kimi zaman gerçeklik-rüya arasında kalarak apansız amansız bir mücadele veriyordu. İlk oyun beğenilince serinin devamı gelmişti. İkinci oyunun adı American Nightmare idi. Bu kesinlikle tutmamıştı. İlk oyunundan çok çok farklıydı. Karanlık atmosferi, göller arasında gezintiler, büyük karanlık ormanlık alanlarda yürüyüşler gerçekleştirecek yerler bulunmuyordu.

 

Belki de Rüya değildir?

Atmosfer Çok Önemli

Yazarın  sevilmesini de ki en büyük etken oyunun geçtiği Kasaba, bulunan göller, heyecanlı oynanış özelliği  ve sizi içerisine çeken karanlık atmosferiydi. Böyle bir oyunun dizi yapılması  polisiye korku türünde olacak olması oyuncular olarak sevindirecekdir.  Düşünsenize korku yazarı bir olayı araştırmak için bir kasabaya geliyor ve kasaba iddalı bir atmosfer ile donatılmış. Ne diyelim? harika olur.Projeyi Contradiction Films üstleniyor. Daha önce Mortal Kombat Legacy, Dead Rising filmleri ve Sleeping Dogs  gibi yapımlarda emeği geçtiği için hatırlıyoruz. Firma bu tür ilgi çekici projelere  yeni bir yüz getiren ,çekim kalitesi ile iddialı olan firma yazarımızın içinde ki buhran, rüyalarını, araştırmalarını en iyi şekilde işlendiği hikayeyi de iyi uygulayacaktır.

Piller Bitmesin

Güzel Bir Hikaye Olsun

Haber beni sevindirdi. Yeni nesilde onu yakından tanıacak. Yazarımızın kendini ve kitabın sayfalarını aradığı bir dönemde konuk olduğu bölüm yakınındaki misafirhane beni kendine aşık eden en büyük etkenlerden bir tanesidir. Oyun oynarken her zaman düşünürüz. Belki sizi bilmem ama kendi adıma düşünüyorum.  Bazı yerler ‘Keşke orada yaşasaydım’ hissi hissiyatı veriyor. Bu güzel oyun bunlardan birisiydi. Tam olarak araştırmadım Ancak böyle bir endüstri varsa, böyle bir konaklama yeri varsa, dizide bunu görebilirsem bütün eşyalarımı toplarım ve bırakın ben oraya gideyim. Korku yazarımız oyunda nasıl kitap sayfalarını topluyorsa, Biz de diziye kavuşacağım günü bekliyorum..

 

Shadow of the Tomb Raider bugün, yani 14 Eylül 2018 itibariyle çıkış yaptı. Xbox One, Playstation 4 ve PC için çıkış yapan oyun Tomb Raider üçlemesinin sonu olarak düşünülmüş ve hazırlanmış. 2013’te Tomb Raider: A Survivor is Born ile başlayan seri 2015’te Rise of the Tomb Raider ile devam etmişti. Şimdi ise üçlemenin finali geldi. Bakalım nasıl olmuş.

İlginizi Çekebilir: Nasıl Bir Oyuncusun?

Shadow of the Tomb Raider genel olarak iyi bir oyun olarak olarak tanımlandı. Oyun hikayesi ve oynanışıyla oldukça iyi fakat önceki oyunlardaki sorunlar devam ediyor. Shadow of the Tomb Raider önceki iki oyunun aynısı gibi hissettiriyor. Görsel ve oynanış olarak yenilikler getirmişler evet, ama oyun hala 2013’te çıkan ilk oyun gibi geliyor. Aynı sorun ikinci oyunda da vardı ve zaten genel olarak sevilmemesinin sebebi de buydu. Fakat hatalarından ders almayıp üçüncü oyunda da bu hataya düşmeleri beni şaşırttı doğrusu.

Önceki Oyunlardaki Sorunlar Devam Ediyor!

Eğer bu tür oyunlardan hala bıkmadıysanız, açık dünya hisli bir shooter oyunu oynamak istiyorsanız, Lara Croft’un hikayesinin sonunu görmek istiyorsanız ya da oyunsuz kaldıysanız ve aradığınız şey sadece bir oyunsa Shadow of the Tomb Raider’ı gönül rahatlığıyla oynayabilirsiniz, sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Fakat artık bu türden bıkmış usanmışsanız ya da Lara Croft’un hikayesi çok da umrunuzda değilse bu oyunu almanızı önermem. Sonuçta oyun fiyatları uçtu gitti, cebinize yazık.

Oyunun inceleme puanları ise şu şekilde:

USgamer – 3.5/5
The Guardian – 3/5
Game Informer – 7.5
PC Gamer – 84/100
GamesRadar+ – 4/5
Eurogamer – Skor yok
The Telegraph – 2/5
Gamespot – 6
GamesBeat – 87/100
Stevivor – 9
COGconnected – 78/100
VideoGamer – 7
IGN – 9
Daily Dot – 4/5
Shacknews – 7
Destructoid – 7.5
Easy Allies – 8.5

Strateji oyunlarını seven oyuncuların severek oynadığı Age of Empires ve Red Alert serisinin aksine Tzar maalesef ki gereken ilgiyi göremedi. Tzar: The Burden of the Crown, Take-Two Interactive tarafından yayınlanan ve Bulgar oyun geliştirici şirketi Haemimont Games tarafından geliştirilen gerçek zamanlı bir strateji oyunudur. 31 Mart 2000’de yayınlanan Tzar kim ne derse desin benim için hala aşırı güzel bir oyundur. Oyunun çıkışı ile birlikte ilk başlarda olumlu tepkiler alsa bile yapımcı şirket bir oyun dergisine oyunun demo halini gönderince oyuncuların umursamaz tavrı ile karşılaştı.

tzar

Oynanış

Tzar kurgusal olarak orta çağda geçiyor. Oyun Age of Empires serisine benzeyen temel bir gerçek zamanlı strateji tabanı ile oyunculara sunulmuştu. Temel amacınız ise komşu krallıkları fethetmek ve tüm oyunu himayeniz altına almak, ya da seçilen oyun moduna bağlı olarak kalelerini yok etmektir. Oyuncular, Avrupa, Asya veya Arap gibi oynayacağı üç birimden herhangi birisini seçip oyuna başlayabilirler. Hangi bölgeyi seçtiğinize bağlı olarak birçok farklı bina ve farklı karakterler üretebilirsiniz. Irklar ve bölgelerdeki temel farklılıklar sadece özel bina tipleri ve mevcut asker türleridir.

Tzar’da krallığınız için toplayabileceğiniz dört farklı kaynak mevcut. Bunlar: yiyecek, odun, taş ve altın. Gıdalar mahsül hasat etmek, inekleri sağmak ya da et için öldürmek, ayrıca gölün veya nehirlerin bulunması durumunda balık avlamak suretiyle toplanabilir. Ağaçlar ağaç kesilerek toplanır ve altın ve taş madencilikle toplanır.Tüm birimlerde sağlık vardır ve sağlık puanı azalan binalarınız kırılmaya başlar ve sonrasında tamamen çöker. Fakat ürettiğiniz büyücüler büyü büyü yaparak askerlerinizi ve binalarınızı koruyabilirler.

Oynanış Oldukça Çeşitli!

Her üç grupta inşa edilebilecek ana yapılar; evler, çiftlikler, demirciler, atölyeler, barakalar, ahırlar, kuleler, duvarlar, kapılar ve hanlardır. Oyuncular genellikle oyuna bir kale ve birkaç köylüyle başlar. Her türlü kaynak kaleye taşınabilir. Bina evleri nüfus sınırını arttırır. Çiftlikler, inek üretmek için ve ayrıca yiyecek toplamak için de kullanılabilir. Bazı tip askerler için ahırlar gereklidir(süvari birlikleri) ve demirciler, birimlerin zırhlarına ve dövüş becerilerine çeşitli iyileştirmeler sağlarlar. Atölyeler kuşatma makineleri inşa etmek için kullanılır. Kuleler savunma için kullanılır.Hanlar, oyuncunun kaynakları değiştirebileceği ve daha sonra paralı asker ve kahramanlar kiralayabileceği yerdir. Rıhtımlar, balık tutmaya ve denizin öbür ucuna seyahat etmek için inşa edilebilir.

tzar lobi

Üç ırkın her birine özgü bir dizi elit bina var. Örneğin, Avrupalılar bir katedral, Asyalılar bir Shaolin manastırı ve Araplar bir cami inşa edebilir. Bir başka önemli bina, oyuncunun farklı yaratıkları toplayabilen, büyücüler yaratabilen büyücü kulesidir. Avrupalılar devleri ve yaratıkları kontrol edebilir. Arap ırkı ile oyuna başlarsanız cinleri kontrol edebilirsiniz. Son olarak Asya’yı seçerseniz ejderhaları kontrol edip oyunun çivisini çıkarabilirsiniz.

Oyuncuların, düşman kuvvetlerini yok etmek veya bir kaleyi saldırılardan korumak gibi belirli hedefleri tamamlamaları gereken tek kişilik oyuncular için bir seferberlik seçeneği de bulunmaktadır.Seferberlik modunda toplam 20 görev de sizleri bekliyor. Böylesine güzel bir oyunun hak ettiği değeri görmemesi de aşırı üzücü bir durum.

 

Yazmaya başladığım 2005 yılından beri kendime koyduğum ve çok sevdiğim katı bir kuralım vardır. Oynanmamış oyun yenidir. Bu yüzden benim literatürümde hiçbir zaman eski-yeni tarz konuşmaları göremezsiniz.  Şimdi sizlere bahsedeceğim oyun özellikle 2009 yılının Mayıs ayında çıkan Yukarı Bak animasyon filminin oyunu. Güzel sade ve eğitici. Oyun 2009 yılında çıkmasına rağmen grafikleri sanki günümüz dünyasına adapte olmuş bir şekilde bize hizmet etmeyi bekliyor. Disney’in oyun dünyasına kattığı en iyi oyunlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum.

Bir Macera Vardı!

İsterseniz Animasyonu şöyle bir hatırlayalım. Yıllar önce  filmini izlerken o güzel grafikleri acı da olsa hüzünlü izlemiştik ve çok beğenmiştik. Küçüklükten tanışan Karl Fredericksen ve eşi Ellie ile tanışmaları mutlulukla izlemiştik. Ne var ki her oyun belli bir süre sizi mutlu etse de filmde olduğu gibi üzücü şeyler de var. Bu gençlikten beri birlikte evli kalan tatlı çiftliğimiz para biriktirmek için çabalıyordu. İzlemeyenler tabii ki olacaktır fazla spoiler vermek istemiyorum ve oyuna adapte olmak için öncelikle animasyonu mutlaka izlemelerini rica ediyorum. Çünkü animasyondan bazı kesitler ve bazı hatıralar olacağı için size büyük yarar dokunacaktır Hani “Ben hangi oyunu oynuyorum? Nasıl buraya geldim?” gibi cümleler kurmayın desem yalan olmaz.

İlginizi Çekebilir: Sokağın Çocukları: Max Payne #1

Yukarı Bak

Cennet Vadisi Nerede ?

Tıpkı filmdeki gibi oyunda en çok görebileceğimiz karakterlerden bir tanesi de izci çocuk Russel. Film boyunca okulun onu gönderdiğini ve yaşlılara yardım etmek istediğini belirten bu yaşlı dostu Russel, oyun ve filmde duyabileceğiniz en fazla kullandığı kelime Bay Fredericksen olacak.  Animasyon filmini izleyip bitiren kişi 2009 yapımı Yukarı Bak   oyununa başlayacağı sürede kendisini filmin ortalarında buluyor.  Fazla Spoiler vermek istemiyorum ama belki de filminin sonunu oyunda siz tamamlayacaksınız.

Peki Senaryo Nasıl?

Filmde olduğu gibi yaşlı kahramanımız Karl, balonlarını uçurmuş eşiyle birlikte karar verdikleri ama gidemedikleri, eşinin son isteğini yerine getirmek istediği vadiye doğru yola çıkmıştır.  Gökyüzünde kapı birden çalınır.  Kapıyı açtığında komik bir manzara ile karşılaşır. Yaşlı Karl Haberi olmadan kendi macerasına okuldan İzci Russelide katmıştır. Yanlış bir duygu olduğunu düşünen yaşlı kahramanımız Russeli  ailesine teslim etmek için balonlardan birkaçını kopartır.  Bu sırada  itişmelerden Karl yere düşer ve dümen Russelin kontrolüne geçer. Russelin amacı sadece yardım etmektir. Uyandığında Russel kendilerini Güney Amerika’da bulunan eşi ile birlikte gelmek istediği Cennet Vadisine getirir. Sert bir düşüşle evin içinden çıkarlar. Cennet Vadisi’ne gelen bu iki ile yeni Maceraları atılacağını kesinlikle bilmiyordur. “Genel olarak oyuna giriş nasıl?” diye sorarsanız, sizi zamanın ötesinde tabii ki kreşler beklemiyor ama çok tatlı grafikleri beklediğini söyleyebilirim. Bir çocuk oyunu gibi görünse de yetişkinlerin bile düşünce, mantık ve kafa yapısını olacak özelliklerde bulmacalara sahip bir oyun olduğunu söyleyebilirim.

Cennet Vadisi’nde Hayal Gibi Bir Macera Yaşayın!

Az önce bahsettiğim gibi hızlı bir düşüşle Cennet Vadisi’ne geliyorlar. Cennet Vadisin’de animasyondaki gibi evi bağlayamadıkları için ev hızlı bir şekilde kayalıklardan rüzgar etkisiyle yön değiştiriyor.  Kahramanlarımız  rüzgarın etkisiyle evin gittiğini görünce maceraya istemeden de olsa başlıyorlar. Oyunda iki kişiyi kontrol ediyorsunuz. Diyelim ki 9 yaşındasınız, paylaşmanın ne olduğunu bilmiyorsunuz. Hayatınız boyunca tek başınıza oyun oynamışsınız. Gazete haber sitelerinde “oyun oynamak kötüdür, oyun oynamak psikolojik sorunlara yer açar” cümlelerini sıklıkla duymuşsunuz. 15 dakika kendinize vakit ayırdığınızda  oyunun en başta ürettiği bir olay var.  Paylaşmak! Oyun size hayatınızda ne kadar güçlü olursanız olun bir insanın yardımına almadan bir yere gelemeyeceğinizi gösteriyor. Bunu da paylaşarak yapıyorsunuz. Oyunun yaptığı ikinci şey  problem çözme yeteneğini geliştirmek. Oyunda bazı bölümlerde öyle zora giriyorsunuz ki nereye gitseniz, ne yapsanız bilemiyorsunuz. Hangi şekilde  oyuna devam edeceğinizi problem çözme yeteneğinizi geliştirerek öğrenebiliyorsunuz .

Kendinize Güvenin!

Hani sosyal hayatımızda bazı kendini beğenmiş müdür veya patronlar sizi  karşısına alır ve kalabalık bir yerde “Senin kendine güvenin yok, sen kendini geliştirme yeteneğine sahip değilsin” gibi aptalca kelimeler kullanır ya.  Bu sizin problem çözme yeteneğinizi olmadığını göstermez. Yalnızca ahmaklığı ile sadece para kazanmış kişilerin kendini üstün görme özelliğindendir. Bu gibi oyunlar oynayarak ilk başta söylediğim gibi hem paylaşmayı hem de kendinize olan güveni ve problem çözme  yeteneğinizi geliştireceğini inanıyorum.  Bazı oyunlar kendi kendini geliştiremez. Bir oyunun amacı sadece silahla ateş  etmek olabilir.  Kimi oyunlar ise kişinin el becerilerini geliştirecek en önemli etmenlerden bir tanesi olarak insanların hizmetine sunulur. Oyunun başında oturduğunuz yerde  paylaşmayı ve problem çözme yeteneğinizi geliştiriyorsunuz. Belki de ülkemizde en sevilmeyen oyunlardan çeşit olarak kendi potansiyeli bulma oyunları ya rafa kaldırılmıştır  yada beğenilmemiştir.

Atmosfer Çok Güzel!

Oyununun atmosferi karanlık fırtına ve yağmurlu bir atmosfer. Çevremizde bize yardımcı olacak sandıklar, enerjimizi dolduracak çiçeklerler bulunuyor. Oyunda ilerlerken kaptırıp düz bir yol hayal etmeyin. Kimi zaman karşımıza bir göl, kimi zaman dağlık bir bölge, kimi zaman da tahterevalliden atlayıp karşı tarafa geçirmenizi sağlayan projeler çıkıyor.

Oyunun iki kişi oynandığını söylemiştim. Sırasıyla birbirimize yardım ediyoruz. Farklı şekillerde  oyunun sunmuş olduğu  eksik materyalleri  topluyoruz.  En çok topladığımız şeyler çiçek ve kelebek. Oyunda tuzaklanmış bölümleri geçebiliyor, bazı eşyaları yerinden oynatarak  gideceğimiz yere doğru bir plan yapmamızı sağlıyor. Karakterlerle sesler arasında farklılıklar oluşabiliyor. Bu arada oyunun Pc, PSP ve PS2 versiyonlarında bazı geçiş farklılıklarıda var. Ilerlemeli versiyonları olduğu için kriterler arasında sanki oyun hiç bitmeyecek gibi düşünüyor tuzaklardan geçerken kendinizi koruma altına alıyorsunuz. Oyun oynarken o kadar çok macera yaşayacaksiniz ki, bunu bilseniz kendinize kocaman bir kahve deposu hazırlarsınız.

Macera Sizinle Gerçekleşecek!

Şimdikiler soruyor ya “Yeni nesil bir oyunda hikayeye mi, oynanabilirliğe mi, yoksa grafiğe mi, önem verirsiniz?” diye. Tahmini 2015 yılında çıksaydı size animasyon filminden kocaman sahneler büyük devasa videolar sunacaktı. Çünkü günümüz oyuncuları geçmiş dönem oyuncuları gibi oyun oynamıyor bir oyun alıyor parasıyla aldığı oyun kendisinin olduğunu zannediyor ancak bir oyunda hatıralar yoksa, bir oyuna oyun demek gerçekten çok zor bir durum.  Oyun 2015 yılında çıksaydı geniş çaplı full HD videoların arasında 10 bölüm oyun oynayacaktınız. Kısaltılmış bir hikayesi olan ama hemen bitirip sıkılacağınız bir oyun.  Bu tür oyunlarda sıkılmıyordunuz.  Oyun oyun olarak kalmadığı için ticarete döndüğü için şimdi fazlasıyla video izliyor, oynanabilirlik ve hikayeden mahrum kalıyorsunuz. Bu oyunda tuzaklardan atlıyor dehanızı konuşturuyor, yeri geliyor düşmanımızın zeplinine biniyor, yeri geliyor uçurumlardan atılıyor yeri geliyor zeplin üzerinde bir ölüm kalım yarışı veriyorsunuz.

Uzun Hikaye, Uzun Oynanış ve Final!

Animasyonu belli bir bölümden sonra siz yaşıyorsunuz. Sonu belli ancak konuyu değiştirecek finali uğrayacak finalde mutlu sona ulaşacak iki kişi görüyorum. Animasyon filminin detayları için buraya tıklayabilirsiniz. Oyununu merak ediyorsanız yanınıza alacağınız bir arkadaşınızla  hoşlandığınız yiyecekleri yanınıza alarak ışığı kapatıp birbirinize yardım ederek yıllardan beri hayalini Kuran Cennet Şelalesi’nde huzurlu bir hayat yaşayın….  Oyunu çok seveceksiniz. Sadece buu oyun için değil, her oyunu, sevsin, sevmesin her zaman yanınızda olacak, sevdiğiniz, değer verdiğiniz, size akıl verecek eğlenmeyi bilen dostlarınızla oynamanızı rica ediyorum. Eğer bir oyun tek başına oynanıyorsa orada arkadaşlık ve kardeşlik bakımından  bir eğlence gerçekleşmiyor. Hayat Güzeldir. Siz de hayatın kendisinden bir parça koparmak için  param var istediğim oyunu alır oynarım demeyin. Güzel arkadaşlıklar kurun ve  oyunun heyecanını birlikte paylaşın.  Oyunu oynarken sizlere iyi eğlenceler diliyorum.  Unutmadan söylüyorum.  Bu benim sloganımdır. Oynanmayan oyun yenidir…

 

 

Her oyuncu farklıdır bence, kendisine özel bir oyun kültürü vardır. Kimisi işi daha da ileriye götürüp, oyunlarla alakalı yazılı-görsel kaynakları takip eder ve fuarlara katılır. Kimisi tembeldir, araştırmak yerine sosyal medyada yazar ve cevaplara göre tercihini yapar. Kimileri bu iki durum arasında sıkışıp kalmıştır. Araştırır ama devamı gelmez, oluşan boşluğu işi bilenlere soru sorarak doldurmaya çalışır. Medya kolaycılığı (benim tabirim) vardır mesela, özellikle “youtuber” olgusunu özümseyenler, kazanç kapısı gibi gördükleri bu alanda ilgi görüp para kazanmak için video çekerler. Tamam, işini kaliteli yapanlar var, ancak hepimizin ortak nokta da buluştuğumuz husus var; kamerası, bilgisayar ve ya konsolu olanlar “tamamen duygusal bir şekilde” reyting hedeflemektedir. Oyunlar üzerinden yürüyen bu kesim, estetiği olmayan, bilgiden uzak ve araştırma çabasına girmeden kısa yoldan youtuber fenomeni olma peşindedir. Böyle olunca, bu kültürün yozlaşması da beraberinde gelmektedir. Neyse konudan fazla uzaklaşmayalım.

Şöyle bir düşünün isterseniz, oyuncuları sınıflamaya kalksak nasıl bir sonuca ulaşırız? Ben aslında yılların verdiği bir deneyimle böyle bir yazı kaleme alma gereği hissettim. Birazda mizah sosu kattım ki, olayı ilgi çekici hale getirdim.

Profesyonel Oyunculuk

Bunu uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Oyun işini profesyonelliğe dökmüş elit insanlar, yazılı ve görsel kaynaklarla birçok oyun severe rehberlik etmiştir. Oyun dergisi ve internet yazarları yıllarca bize rehberlik edip, kaynak sunmuşlardır. Bunun yanında yazar olmayıp da bileğinin hakkıyla bu unvanı kazanan oyuncular vardır. Turnuva ve çeşitli yarışmalara katılanlar, kazandıkları deneyimi Youtube, Twitch ve diğer sosyal medyadan paylaşan insanlar.

Profesyonel Oyuncu

Profesyonel bir oyuncu olan PashaBiceps

Kâşif Oyuncular

Ağırlıklı olarak RPG türü bağımlısı olarak tabir edebileceğimiz oyuncular,  aynı zamanda diğer oyun türlerine de meraklıdırlar. Oyun içindeki keşfedilmesi gereken yerleri, secretları ve bonusları arar gezerler. Bu amaç uğruna sosyal hayatlarından fedakârlık yaparlar. Oyunun farklı sonlarını görmek için defalarca kere bitirirler. Hatta oyunu rüyalarında oynamaya devam ederler. Kendim de böyleyimdir ve rüyalarımda, o gün oynadığım oyuna devam etmişimdir. Elder Scrolls’u ele alalım; oyunun keşfe açık derin yapısını, görevlerini, farklı ırkları, silah ve diğer ekipmanları. İşte bahsettiğim bu oyuncu türü için bulunmaz bir nimettir ve oyunu didik didik ederler.

Bu tür oyuncular gerçek hayatta da böyle midir? Sanırım böyledir, mesela; yeni memur oldular, işe başladıkları ilk gün, radar gibi odayı tararlar, dosyaları tek tek incelerler, tüm çalışanlarla tanışıp onlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için uğraşırlar. Tatile çıkacakları zaman, geniş bir araştırma ile kendileri için en iyi tercihi yaparlar. Tarihi ve doğal güzellikleri keşfederler. Belki de siz de böylesinizdir.

Kararlı Oyuncular

Genelde kıskanılan ve bir o kadarda eleştirilen “Kararlı Oyuncular” grubu, tabiri caizse “dünya yansa” umurlarına gelmez. Amaçları, oyunu bitirmek, tüm bonus ve kupaları alıp en üst seviyede zafere ulaşmaktır. Öyle ya oyuna ücret ödüyorlar, en doğal hakları oyunu sonuna kadar sömürmek. Takıldıkları bir noktada youtube’a başvururlar ya da sosyal medya da post açarak ulaşamadıkları hedefe ilerlemeye çalışırlar. Bu onlar için o kadar önemlidir ki, hedefe gitmek için her yolu mübah görürler. Yakınmaları da vardır; saatlerce oynayıp A kupasını alamadıklarından yakınırlar, ama illaki o kupayı almayı başarırlar. Onlar için en değerli an, PS4’te oynuyorlarsa kazandığı platinyum kupayı post açarak gururla sergilerler. Sırada başka oyun vardır ve vakit kaybetmeden oyuna gömülürler.

Gerçek hayatta bu insanlar sizin patronunuz olmasın. İşi kitabına ve standartlara uydurmak için canınıza okurlar. Sivil ve ya resmi işyerinde yükselmek için ellerinden geleni arkalarına koymazlar. Ve en önemlisi asla pes etmezler.

Kararlı Oyuncu

Profesyonel Oyuncular

Karma Oyuncular

Tüm oyun türlerini seven kitle, böyle insanlar gerçekten var mıdır, varsa bu kişilerle tanışma olanağımız yüzde kaçtır? Mağazalarda ya da internette oyun almak için türe asla bakmazlar, isim üzerinden yürürler. Spiderman mi çıktı, görsellere, fiyatına, fragmanına ve ceplerine bakarak oyunu alırlar. PES ya da Fifa mı çıktı, ellerine geçirmek için start düdüğünün çalmasını bile beklemezler. Mağazadalarsa jelatin kaplı kutulu oyunu alıp uzun uzun incelerler, koklarlar ve fiyat etiketine bakıp hayıflanırlar. Artık önündeki tek engel, kuyruğa girip hesabı ödemektir ve koşar adım eve gidip oyuna girerler. Evde yemek hazırsa ve çağrılırsa muhtemelen 15 dakika rötar yaparlar. Bu durumda yemeğe çağrılıp, oyunu pause yapan bir yiğide rastlamadım. Kararlı oyuncuların aksine, bir oyunu bitirmeden diğer oyuna geçen bu gamerlar, çeşitliliği sever. Kendileri için en büyük olumsuzluk bütçedir ve oyun fiyatlarından sürekli şikâyet etme eğilimindedirler.

Gerçek hayatta bütçeleri yettiği sürece, keyifleri için harcama yapmaktan kaçınmazlar. Tavla, batak, okey, pis yedili, dama, satranç v.b fark etmez ne bulurlarsa oynarlar. Yemek konusunda seçici değillerdir, yeter ki aç olsunlar. Ola ki rast gelirseniz, selam verip geçin. Bir şekilde oyun muhabbetine girerseniz, oynadığı oyunlar sizinkinden çok olduğu için sakinliğinizi koruyup dinleyin. Hatta soğuk bir şeyler ısmarlayarak olaya renk katabilirsiniz.

Obur Oyuncular

Önündeki masaya ne konursa yiyen tiplerdir. Ne bulursa oynayan, oyun seçmeyen ve delice mutlu olan oyuncu kesimi için belli bir standart yoktur. İster PC’de, ister konsolda, isterse android ve IOS platformlarında olsun hemen atlarlar. Zamanı kaliteli geçirmenin yolu oyun oynamaktır, mantığıyla hareket ederler. Onlarla tartışmaya girerken dikkat edin, geniş bir oyun kültürü altyapıları olmayabilir, ama sizi tecrübeleri ile mat ederler. Böyle bir hataya düşerseniz, çaktırmadan cep telefonundan müzik açın ve aranıyormuş gibi yapıp o bölgeden uzaklaşın.

Gerçek hayatta belki çekilmeyen insanlardır, ama bunları umuruna getirmezler. Kendileri mutludurlar, kim ne düşünürse düşünsün. Amaç kaliteli vakit geçirmekse, kendi kafalarındaki eylemleri rahatça hayata geçirirler.

Klasikle Özdeşleşmiş Oyuncular

Geçmişe dair klasik ne varsa kendileri için hazine değerindedir. Bilemiyorum, şimdi ki oyun kültürü geliştikçe bundan mutlu oluyorlar mı? Sanırım modern oyunlara mesafeli yaklaşıyorlar. En sevdiğim özellikleri koleksiyoncu olmaları. Evde yer buldukları sürece eski konsol ve oyunları biriktirirler. Amiga, Commodore 64, SEGA ve Nintendo kültürünü anlata anlata bitiremezler. Hayatı piksel piksel görme yeteneğine sahiplerdir. Süper kahramanları yan yan ilerleterek oynamaya bayılırlar. 3.ncü boyuta mesafeli yaklaşırlar.

Tahmin edebileceğiniz gibi, klasik, nostaljik ve tarihi ne varsa literatürlerinde yer alır. Eski plakları, kasetleri ve vhs videoları biriktirirler. Bitti mi, hayır, pul ve para koleksiyonları vardır. Antika eşyalara meraklı oldukları için, antikacıdan kolay kolay çıkmazlar. Ne zaman dükkân sahibinin sabrı taştı, o zaman mekânı terk ederler. Ya da zorla çıkarılırlar.

Oyuncu

Oyuncu

Salt Korku Türü Sevenler

Evet, gerçektende bu bahsettiğim oyuncu türü var. Tamam, biraz abarttım, korku türünü sevmeleri yanında diğer oyunları da oynarlar. Korku edebiyatlarında klasik korku türünün yanında post apokaliptik ve distopik dünyaya hayrandırlar. Belki de en büyük hayalleri, kıyamet sonrası bir dünya da gaz maskeleri ile bidon içinde yanan ateş etrafında sohbet etmektir. Elleri tetikte, en ufak bir çıtırtıya odaklanmak isterler ve o an gelince silahı çekip ateş etmekten çekinmeyeceklerdir. İtiraf ediyorum, arkadaşlarla bu hayalleri kurduk. Hatta STALKER ve Metro oyunlarında ki gibi ateş etrafında gitar dinlemeyi istedik. Sonra, ortaya çıkan vahşi bir mutant yaratığa ilk kurşunu kim atacak, onu tartıştık.

Gerçek hayatta, gece yaşam formları ile vakit geçirmek, kendileri için daha bi anlamlıdır. Mahzende gizledikleri tabutun içinde uyumayı severler. Karanlık hikâyeleri anlatmaya ve dinlemeye bayılırlar. Bir gün nükleer bir felaket olursa, böyle bir arkadaşınız ya da tanıdığınız varsa, koluna yapışıp asla bırakmayın. Post Apokaliptik bir dünya da nasıl hayatta kalınır ve neler yapılır, en iyi onlar bilir.

Oyunları Yazlık ve Kışlık Diye Ayıran Kesim

Şaşırabilirsiniz ve hatta inanmayabilirsiniz, ama böyle düşünen bir kitle var. Örneğin Skyrim’de kış teması daha ağır bastığı için, oyunun atmosferine girebilmek için kışın oynanmalıymış. Ne bileyim yoğun bir yağmur yağdığı zaman, böyle bir doğa olayının olduğu oyunlar oynanmalıymış. Bende diyorum ki, bahar geldi çiçekler açtı, karıncalar yuvalarından çıktı, Skyrim oynamak için 10 ay kışı mı bekleyeceğim? Ya da uzay temalı yapımlarda, oyunun atmosferine girebilmek için uzay gemisinde mi olmamız gerekiyor?

Gerçek hayatta bu kesim için, herhangi bir öngörüm yok. Her an bizi şaşırtabilirler.

Fanatik Oyuncular

Her şeyde bir fanatizm olduğu gibi, oyuncularda da bir fanatiklik vardır. PC veya Konsol fanatizmi vardır mesela, ama bunun yanında Playstation ve Xbox fanatikleri de vardır. Xoyun.com sitesinde yazarlık yaptığım zamanlar, şiddetli bir şekilde, fanatiklerin eleştirilerine maruz kalmıştım. Sebep neydi? Ben ve diğer yazar arkadaşların güya Xbox taraftarı olduğunu düşünüyorlardı. O ana gelinceye kadar 8 bit atarim, Sega Mega Driver’ım, Playstation 1 ve Playstation 2’im ve ilk çıkan Xbox konsolum vardı. Xbox’çı olduğumu iddia ediyorlardı, ama topu topu konsolu bi kaç sene kullanmıştım. Playstation’ı senelerce kullandım, kullanmamın yanında çok sevdim, bana ilkleri yaşattı ve daha neler neler. Demem o ki, ben bir Gamer’sam, oyunlardan maksimum fayda sağlamak için tüm oyun platformlarına sahip olmalıyım. Konsol ve PC sahibi olmam benim oyun dünyamı zenginleştirir.

Gerçek hayatta, kendi tercihleri olandan başkasına meyletmemeleri doğaldır. Üstelik haklılıklarını ispatlamak için müthiş bir enerji harcarlar. Futbolda da fanatizme hayır, konsollarda da…

 

 

Gamex Oyun Fuarı Hakkında Her Şey!

Herkese merhabalar kıymetli okuyucular! Bildiğiniz üzere 6-9 Eylül tarihleri arasında GameX fuar organizasyonu gerçekleşti. Oyun Lobi ekibinden; ben de fuarı incelemek için oradaydım. Fuara son gün, yani pazar günü katıldım. GameX 2018 Uluslararası Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı 6-9 Eylül tarihleri arasında Tüyap’ ta gerçekleşti. Katılımcılar arasında ise; Abyss Gameworks, Epin, Fox, FX, İninal, Lords Mobile, War Turk, Redbull, Segment Bilgisayar vs. gibi pek çok farklı firma yer aldı. Fuar çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Konferanslar; Cosplay yarışmaları, Drone ve Robot yarışları ve Çeşitli Turnuvalar bunlardan bazılarıydı. Dilerseniz yavaş yavaş fuar alanında neler vardı kimler yer aldı ve neler yaptık kısaca bakış atalım.

gamex 2018

Gamex 2018 “Gaming in Turkey” Standı

Fuar Alanına Giriş Yapalım

Öncelikle fuar alanına girdiğimde korkunç bir ses trafiğine katlanmak zorundaydık. Adeta ses migrenimi zorluyordu. Bir hayli kalabalık olan fuar alanı ilk gün girişte izdihama sahne oldu. Neyse ki diğer günler kalabalık azaldı ve ortam rahatladı. Büyük bir kitle turnuvalara katılmak için, yeteneklerini sergilemek için gelmişti. Turnuvalara ilgi büyüktü. Herkes katılmak için adeta can atıyordu. Tabi ki bunlar e-spor turnuvalarıydı. Çeşitli e-spor oyunları arasında katılımcılar boy gösterdi. Hatta turnuvayı izleyebileceğiniz seyirci koltukları bile vardı. Keyifle turnuvayı izleyebilir. Eğer dilerseniz, takımınızla veya bireysel turnuvaya katılabilirsiniz.

gamex 2018

Gamex 2018 Simülasyon Seti

Oyunlar ve Ötesi

Metin 2 fuarda en çok yer kaplayan stanttı. Çok fazla kişi bu oyuna ilgi gösteriyordu. Genellikle yaşı küçük arkadaşlardı tahmin edebileceğiniz üzere. Bol bol mobil oyun firması da fuarda yer alıyordu. Masalara yerleştirilmiş, akıllı telefonlar aracılığıyla bu oyunları deneyebiliyorlardı. TeknoSA da fuarda stant açan teknoloji marketlerden biriydi. Pek çok Mouse ve klavye sergileniyordu. Hatta Drone lar ve diğer ilgi çekici gaming ürünler de sergileniyordu. Dilerseniz alışveriş yapabilir. Dilerseniz ise fuar alanında gezebilirsiniz. Tercih sizin. TeknoSA standında uygun fiyatlar olsa da, genellikle düşük segmentte ki ürünlerdi. Dolayısıyla öyle para harcayacak önemli bir ürün ortada yoktu gördüğüm kadarıyla. Galatasaray, Bursaspor ve Fenerbahçe’nin e-spor takımları da fuara katılmışlardı. Peugeot scooter alanına giriş yaptığını fuarda sergilediği scooterlar ile ilan etti. Pek çok farklı renklerde scooter Peugeot modelleri fuar alanını sergiliyordu. “Gaming in Turkey” de kocaman bir stant açmış kendi mobil oyunlarını tanıtıyordu. Bu oynaması keyifli oyunları deneyebiliyordunuz.

gamex 2018

Gamex 2018′ de Modifiyeli Araçlardan biri

Diğer İlgi Çekici Konular

Fuarda Toyota’nın da bir standı vardı. Burada atık sanayi parçalarından oluşmuş bir prototip araç sergileniyordu. Gayet hoş ve orijinal bir fikir. Hatta Toyota hibrid model otomobilini de sergiliyordu. Gördüğüm diğer güzelliklerden biri de “Simülasyon Oyuncu seti idi” Ön kısımda bir direksiyon gaz pedalları vites ve ekrandan oluşuyordu hepsi birbirine çelik konstrüksiyonlarla bağlıydı. Onunla yarış ve simülasyon oyunları bir hayli keyifli olur diye düşünüyorum. Simülasyon sevenler keyifle bu ilginç deneyimi tattı. Modifiyeli araçlar tabi ki oyun fuarlarının vazgeçilmezi olmuş durumda. Nissan 350z modeli modifiyeli araç ve Toyota Corolla (Need For Speed Underground 2’ de ki model) sergileniyordu. Bir hayli ilgi çektikleri kesin. Ben de tabi ki fotoğraflarını çektim.

gamex 2018

Fuarda PC Sistemleri görücüye çıktı

Bağımsız Oyunlara Destek

Fuarda bir de Indie oyun alanı bulunmaktaydı. Bağımsız oyun yapımcıları; fuara katılıp başvuru yaparak. Kendi oyunlarını tanıtıyorlardı. Hatta kendi oyunlarını başkalarına denettiriyor, anlatıyor ve tanıtıyorlardı. Kendi ürettikleri oyunun büyüme sürecine birinci elden tanık oluyorlardı. Pek çok Bağımsız yapım fuarda boy gösterdi. Fatalitech, Red Dot Studios, Kangal Games ve Flat Games vs. gibi bir sürü Bağımsız yapımcı kuruluş fuarda yer almaktaydı.

Cosplay Mevzusu

Fuar da başarısızından tut da çok iyi olanına pek çok Cosplay yer alıyordu. Animeci tayfa yine oradaydı ve Cosplay etkinliğine katıldılar. Cosplay çalışmalarını sergilediler. Benim fuar da en başarılı bulduğum Cosplayler ise; Robocop ve Swat gibi giyinmiş donanmış üç kişiden oluşan ekipti başarılı olan çok değildi. Diğerleri daha çok Cospilav tadındaydı. Çoğunu beğenmedim.

gamex 2018

Turnuvalara ilgi büyüktü

Sonuç olarak; bu fuar gibi etkinlikler Türkiye’ de pek olmuyor. Olabildiğince katılıp etkinliklere katılmaya bakın. Elinizden geldiğince destek olmaya çalışalım. Tabi olumlu eleştirilerimizi de yapalım. Umarım gelecek senelerde daha çok Dünya çapında firma katılır ve kadro büyür. Fuar alanı da büyütülür. Böylece daha bol içerikli daha doyurucu bir etkinlik ortaya çıkar ve hepimiz seviniriz ? Fuarı gerçekleştiren ekibe teşekkür ediyorum. Umarım bir gün Old-School oyuncular içinde seçenekler artar. Biz eski oyuncular olarak bunu temenni ediyorum. Bu tarz etkinliklere katılalım destekleyelim.
Görüşmek üzere. İyi oyunlar.

FIFA 19 merakla beklediğimiz bir oyun. Yolculuk modunda yaptığı geliştirmeler, getirdiği yeni oyun modları ve yeniliklerle bizi heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu yeniliklerin dışında en çok heyecanlandığımız konulardan birisi de elbette Ultimate Team. Her sene Ultimate Team’in üstüne katmayı başarabilen EA Games bu sene de bomba gibi gelecek. Oyunun çıkmasına çok az bir süre kalmışken EA Games oyundaki en iyi 100 oyuncuyu tanıttı.

İlginizi Çekebilir: Polymega ile Tanışın!

İşte En İyi 100 Oyuncu!

  • 100. Kostas Manolas (Roma) – 85
  • 99. Riyad Mahrez (Leicester) – 85
  • 98. Zlatan Ibrahimovic (LA Galaxy) – 85
  • 97. Raheem Sterling (Manchester City) – 85
  • 96. Blaise Matuidi (PSG) – 85
  • 95. Marco Asensio (Real Madrid) – 85
  • 94. Sergej Milinkovic-Savic (Lazio) – 85
  • 93. Joshua Kimmich (Bayern Munich) – 85
  • 92. Edin Dzeko (Roma) – 85
  • 91. Koke (Atletico Madrid) – 85
  • 90. Marco Reus (Dortmund) – 85
FIFA 19 Reus

Reus, FIFA 19’da kötüleştirme almış.

  • 89. Filipe Luis (Atletico Madrid) – 85
  • 88. Vincent Kompany (Manchester City) – 85
  • 87. Arjen Robben (Bayern Munich) – 85
  • 86. Alisson (Liverpool) – 85
  • 85. David Alaba (Bayern Munich) – 85
  • 84. Fabinho (Liverpool) – 85
  • 83. Arturo Vidal (Bayern Munich) – 85
  • 82. Virgil van Dijk (Liverpool) – 85
  • 81. Diego Costa (Atletico Madrid) – 85
  • 80. Radja Nainggolan (Inter) – 85
  • 79. Alex Sandro (Juventus) – 86
  • 78. Medhi Benatia (Juventus) – 86
  • 77. Dani Parejo (Valencia) – 86
  • 76. Nemanja Matic (Manchester United) – 86
  • 75. Douglas Costa (Juventus) – 86
  • 74. Cesar Azpilicueta (Chelsea) – 86
  • 73. Naldo (Schalke) – 86
  • 72. Fernandinho (Manchester City) – 86
  • 71. Miralem Pjanic (Juventus) – 86
  • 70. Leroy Sane (Manchester City) – 86
  • 69. Leonardo Bonucci (Juventus) – 86
  • 68. Jerome Boateng (Bayern Munich) – 86
  • 67. Thomas Muller (Bayern Munich) – 86
  • 66. Ederson (Manchester City) – 86
  • 65. Roberto Firmino (Liverpool) – 86
  • 64. Marco Verratti (PSG) – 86
  • 63. Nicolas Otamendi (Manchester City) – 86
  • 62. Thiago (Bayern Munich) – 86
  • 61. Mesut Ozil (Arsenal) – 86
  • 60. Sadio Mane (Liverpool) – 86

Mane’nin FIFA 19 Kartı Çok İyi Gözüküyor!

  • 59. Ivan Perisic (Inter) – 86
  • 58. Raphael Varane (Real Madrid) – 86
  • 57. Ciro Immobile (Lazio) – 87
  • 56. Alexis Sanchez (Manchester United) – 87
  • 55. Kalidou Koulibaly (Napoli) – 87
  • 54. Dries Mertens (Napoli) – 87
  • 53. Mauro Icardi (Inter) – 87
  • 52. Keylor Navas (Real Madrid) – 87
  • 51. Pierre-Emerick Aubameyang (Arsenal) – 87

Sıra FIFA 19 ‘un En İyi 50’sinde!

  • 50. Andres Iniesta (Vissel Kobe) – 87
  • 49. Jordi Alba (Barcelona) – 87
  • 48. Jan Vertonghen (Tottenham Hotspur) – 87
  • 47. Samuel Umtiti (Barcelona) – 87
  • 46. Marek Hamsik (Napoli) – 87
  • 45. Romelu Lukaku (Manchester United) – 87
  • 44. Ivan Rakitic (Barcelona) – 87
  • 43. Gerard Pique (Barcelona) – 87
  • 42. Kylian Mbappe (PSG) – 87
  • 41. Thiago Silva (PSG) – 88
  • 40. Lorenzo Insigne (Napoli) – 88
  • 39. Samir Handanovic (Inter) – 88
  • 38. Gonzalo Higuain (Milan) – 88
  • 37. Casemiro (Real Madrid) – 88
  • 36. James Rodriguez (Bayern Munich) – 88
  • 35. Gianluigi Buffon (PSG) – 88
  • 34. Christian Eriksen (Tottenham Hotspur) – 88
  • 33. Paul Pogba (Manchester United) – 88
  • 32. Sergio Busquets (Barcelona) – 88
  • 31. Gareth Bale (Real Madrid) – 88
  • 30. Philippe Coutinho (Barcelona) – 88
  • 29. Hugo Lloris (Tottenham Hotspur) – 88
  • 28. Marcelo (Real Madrid) – 88
  • 27. Mohamed Salah (Liverpool) – 88
FIFA 19 Salah

Mısırlı yıldız Salah da iyileştirme alanlardan!

  • 26. Isco (Real Madrid) – 89
  • 25. Marc-Andre ter Stegen (Barcelona) – 89
  • 24. David Silva (Manchester City) – 89
  • 23. Mats Hummels (Bayern Munich) – 89
  • 22. Edinson Cavani (PSG) – 89
  • 21. Paulo Dybala (Juventus) – 89
  • 20. Sergio Aguero (Manchester City) – 89
  • 19. Giorgio Chiellini (Juventus) – 89
  • 18. Antoine Griezmann (Atletico Madrid) – 89
  • 17. Harry Kane (Tottenham Hotspur) – 89
  • 16. N’Golo Kante (Chelsea) – 89
  • 15. Jan Oblak (Atletico Madrid) – 90
  • 14. Thibaut Courtois (Real Madrid) – 90
  • 13. Diego Godin (Atletico Madrid) – 90
  • 12. Manuel Neuer (Bayern Munich) – 90
  • 11. Robert Lewandowski (Bayern Munich) – 90
  • 10. Toni Kroos (Real Madrid) – 90
  • 9. Luis Suarez (Barcelona) – 91
  • 8. Sergio Ramos (Real Madrid) – 91
  • 7. David De Gea (Manchester United) – 91
  • 6. Eden Hazard (Chelsea) – 91
  • 5. Luka Modric (Real Madrid) – 91
  • 4. Kevin De Bruyne (Manchester City) – 91
  • 3. Neymar (PSG) – 92
  • 2. Lionel Messi (Barcelona) – 94
  • 1. Cristiano Ronaldo (Juventus) – 94
FIFA 19 Ronaldo

Ronaldo FIFA 19 ‘da da oyunun en iyisi!

Dünyanın ilk HD modüler klasik oyun kartuşu ve CD tabanlı oyun sistemine uygun birçok oyunu oynatabilen konsolu Polymega ile tanışın. Her konsol 5 oyun ile birlikte geliyor. 2019 yılında açılacak olan Polymega mağazasında dijital olarak konsolunuza indirebileceğiniz birçok oyun eklenecek. Size fikir vermesi açısından klasik kartuş tabanlı oyunlar 3,99 $, CD oyunlar 5,99 $’dan satışa sunulacak.

Oyun Dünyası Alt Üst Olacak!

15’den fazla CD Rom oyun sistemi, Polymega’nın ana ünitesi ile uyumludur. Kablosuz kumandalı seti 249,99, Polymega Bundle Deluxe Seti 459,99, Ultimate Seti 599,99 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulmuş. Ayrıca 59,99 $’a satılan kartuş tabanlı NES, SNES, GEN gibi farklı modülleri bulunuyor. Örneğin Ultimate Paketinde; Polymega, NES, SNES, Genesis, Gamepad, TurboGrafx-16, Noe Geo, Playstation, SEGA, Saturn, Nintendo ve NEC bulunuyor.

İlginizi Çekebilir: 2019 Yılında Çıkacak Oyunlar!

Sadece ana ünite ile orijinal Playstation (ilk konsol), TurboGrafx-16 ve Saturn gibi CD tabanlı oyunları oynayabileceksiniz. Ayrıca SNES, NES, SEGA Genesis gibi kartuş tabanlı oyunları oynayabileceksiniz. Konsolun arayüzüne girerek kendi dijital kütüphanenizi oluşturmanızda mümkün. Bu sayede sistem, kendi arşivinize sahip olup, oyunları derecelendirmenize ve kendi oynatma listelerinizi oluşturmanıza imkân vermiş.

Kendi Dijital Kütüphanenizi Bile Oluşturabileceksiniz!

Ayrıca şirket, video oyunlarını destekleyen The Video Game History Foundation şirketine, kazançlarından belirli bir yüzde ile fon aktarıyormuş.

 

 

Sokağın çocukları serisinin bu yazısında bizi Max Payne’in hikayesi bekliyor. Max Payne, Finlandiya merkezli Remedy Entertainment tarafından geliştirilip, 3D Realms tarafından üretilmiş TPS (third person shooter) yani üçüncü şahıs nişancı oyunudur. Max Payne  2001 yılında önce Windows için çıkarılmıştır. Bir yıl sonra tarihler 22 Şubat 2002’yi gösterdiğinde Rockstar Games tarafından Xbox ve 21 Nisan 2002 tarihinde PlayStation 2 versiyonları yayınlanmıştır.

Oyunun gelişme aşaması ilk olarak Death Rally ile başlıyor. Savaşıp yarış yapabileceğiniz bu küçük çaplı oyun,oyuncular tarafından beğenilince Remedy firması yeni bir oyun üzerinde çalışmalara başlıyor. Yağmacı hanımımız Lara Croft’tan esinlenilip Tomb Raider gibi berbat kamera sistemini kullanmak yerine kamera dizaynını değiştirmeye karar veriyorlar.  Oyunun adı ilk olarak Max Heat olarak bütün telif hakları ile birlikte satın alınıyor. Bu isim hakkı için 20.000 dolar harcayan şirket, tekrar bir o kadar daha para harcayıp oyunun adının Max Payne olmasında karar kılıyor. Sadece ismi için harcanılan bu kadar para da tabii ki bize yol, su ve elektrik olarak geri dönüyor. Nasıl mı? Tabii ki oyun içi sinematik yerine çizgi roman panelleri kullanılıyor. Peki sadece ismi için bu kadar para harcanan oyun esasen nedir?

oyunlobi maxpayne

Max Payne Kimdir? -Düşüş Hikayesi-

Oyunun ilk bir kaç dakikasında eşinin ve çocuğunun öldürüldüğünü gören Max Payne, vücudunuzun üst kısmını oynatmadan etrafta koşup,zıplayıp,takla atabileceğiniz bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Max’in eşinin ve çocuğunun öldürülmesinde önemli bir rol oynayan Valkyr adlı sentetik uyuşturucu ve arkasındaki sır perdesini kaldırmak için silahlarını beline takıp mevzuya balıklama dalıyor. Üç yıl boyunca bu maddenin şehirde ticaretini yapanın kim olduğunu araştırıyor. Sonunda bu maddenin ticaretini yapan kişinin Don Angelo‘nun başında olduğu Punchinello suç ailesinin önde gelen isimlerinden olan Jack Lupino olduğunu öğrenir.

Esas görevi Polis olan Max, gizli göreve çıkarak şehrin en azılı mafya ailesinin arasına sızmaya çalışıyor. Bu gizli görevden, yalnızca arkadaşı Alex’in ve  B.B’nin haberi vardır. B.B bir gün Max’i telefonla arayarak Alex’in kendisini bir metro istasyonunda beklediğini söyler ve telefonu yüzüne kapatır. Fakat Payne abimiz oraya gittiğinde Alex’i bulmak yerine kendisini, çok büyük bir banka soygununun içinde bulur. Şans işte n’aparsın. Soyun çetesi ile çatışarak ilerleyen Max Payne abimiz sonunda Alex’i  bulur. Fakat tam konuştukları sırada kendisinin görmediği bir yerden bir el silah sesi duyar  ve Alex ölür. Hem soygununun gerçekleştiği hem de cinayet işlenen suç mahalinde bulunmak, gizli görevde bulunan Max için ciddi sorunlar yaratacaktır. Bu yüzden Max apar topar istasyondan çıkarak gider.

oyunlobi max payne

Silahlar Çekiliyor!

Aradan zaman geçer Max halen intikam peşinde arayıştadır. Bu intikam ateşi asla sönmez. Ana karakterimiz Max Payne bir gün kaçırılır. Gözlerini açtığında kendisini bir otelin kazan dairesine elleri ve ayakları bağlı şekilde kendisini sandalyeye otururken bulur. Karşısındaki kişi Frank Niagara‘dır. Yani namı diğer ”the Bat”. Frank sandalyede elleri ayakları bağlı olan Max’e bakar ve olayın rahatlığı ile birlikte otelin barına gidip bir şeyler içeceğini söyler. Yürürken geri döneceğinde Max’i öldüreceğini de söyleyip kazan dairesinden çıkar. Daha doğrusu Frank  bunları söyleyip uzaklaşırken Max kendisini çözer ve Frank’i oracıkta öldürür. Ardından oteli terk eder. Fakat işler pek de yolunda değildir, çünkü bir süre sonra takip edildiğini anlayan Max kendisini takip edenleri durdurup neden takip ettiklerini sorar. -Bu kadar da delikanlı abimizdir. Geri vitesi yoktur.-

Max’i takip eden kişi kendisini tanıtır. Bu adam Rus mafyası Vladmir Lem’dir. Vladimir, Max’e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir. Eskiden Vladimir için çalışan ve ülkeye kaçak silah sokan gemici Boris Dime, Vladmir’e ihanet edip Punchinello’nun tarafına geçmiştir. Zaten Valkyr maddesinin dağıtımıyla iyice güçlenen Punchinello bu silahları aldığı takdirde Vladimir’i ve Max’i öldürecektir. Ortak düşmana karşı birlikte hareket etme teklifi ile gelen Vladmir, Max’i ikna eder. Vladimir, gemiyi ele geçirip Boris Dime’ın kellesini de getirirse Punchinello’yu öldürmek için istediği kadar silahı da Max’e vereceğini açıklar.

Max bu teklifi kabul eder ve gemiyi ele geçirir. Ancak hala Punchinello’nun evine doğrudan saldıracak durumda olmadığı için ona bir anlaşma teklif ederek tuzağa düşürüp öldürmeyi planlar. Punchinello onu kendisine ait “Casa di Punchinello” restoranına çağırır. Fakat işler hiç de Max’in düşündüğü gibi olmaz. Tuzağa düşen Max Payne olur. çeri girer girmez restoran patlamalarla yanmaya başlar. Max buradan da kurtulur ve şu anda tek yardımcısı gibi gözüken Vladimir tarafından arabayla oradan alınıp doğruca Punchinello’nun malikanesine bırakılır. Max, Punchinello’nun en azılı katilleri “Trio” tarafından karşılanır ama onları da teker teker öldürür. Max evde çalan bir telefonu açar ve telefondaki ses Lupino’nun otelindeki telefondan kendisiyle konuşan sesle aynıdır. Telefondaki adam oradan bir an önce uzaklaşması gerektiğini söyler ama Max umursamaz görünür. Max sonunda Punchinello’ya ulaşır ama Punchinello’nun da bu Valkyr işinde sadece bir piyon olduğunu anlar.

oyunlobi max payne

İntikam Çanları Çalıyor!

Max Punchinello’nun elinden kurtulur ama dışarda bir kadın ve yanında bir sürü silahlı adam onu beklemektedir ve adamlar Max’i yakalar. Kadın Max’e yüksek dozda Valkyr verir ve öleceğini umarak onu orada bırakır. Max bayılmadan önce kadının azğından çıkan “Cold And Steel” sözünü duyar. Max şehrin dışında bulunan “Cold And Steel” adlı fabrikaya gider. Ama fabrika sıradan bir çelik fabrikası değildir ve Max’in fabrikada ilerledikçe karşılaştığı silahlı adamlar da bu durumun daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Max orada bulduğu bir raporda yazan “D-6” numaralı hangarı bulur ve fabrikanın üstündeki gizem perdesi ortadan kalkar. Ancak elini de çabuk tutmak zorundadır çünkü Max’in güvenliği aşıp fabrikanın içinde olduğu anlaşılmıştır ve fabrikanın kendini imha işlemleri başlatılmıştır. Max burada yerde kocaman bir askeri işaret görür. Bu işaret büyük bir “V” harfi ve ortasından geçen bir kılıçtan oluşmakta ve altında da “Valhalla Projesi” yazmaktadır.

Fabrikanın içindeki gizli laboratuvarın birinde daha önemli şeyler öğrenir. Amerikan ordusunun İskandinav mitolojisinden esinlenerek Valhalla adını verdiği bu askeri proje kapsamında, soğuk savaş sırasında çöldeki birliklerin tıpkı aynı adlı mitolojide olduğu gibi korkusuz, cesur, dayanıklı olmasını ve yaralarının çabucak iyileşmesini sağlamak amacıyla Valkyr adı verilen maddeyi ürettiğini, deneylerin başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen birilerinin ısrarla devam ettirdiğini görür. Sonra projede bir bilgi sızıntısı yaşandığını ve bazı dosyaların bir yere yollandığını fark eder. Sistemde verilen infaz adresi Max Payne’in New Jersey‘deki evidir. Artık her şey açığa kavuşmuştur.

max payne oyun lobi

Büyük Patlama ve Teslimiyet!

Max fabrika patlamadan önce oradan çıkar ve Roscoe Caddesi metro istasyonunda yaşananlardan beri hiç görmediği B.B onu arar. Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir. Çok gizli tutulan kimliğinin birden açığa çıkması ancak içerden bilen birinin sızdırmasıyla mümkün olabilirdi ve o gizli tutulan kimliğini arkadaşı Alex’ten başka tek bilen B.B‘dir. Max Payne böylece Alex’i öldürenin ve suçu üstüne yıkanın da B.B olduğunu anlamıştır. B.B, yarım bıraktığı işi tamamlamak için Max’i çağırmaktadır. Max bir otoparka giderek B.B. ile buluşur. Max, B.B’yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.

Bu arada Max yine bir telefonu açar ve duyduğu ses yine aynı gizemli adamın sesidir ve adam onu şehir dışındaki bir binaya çağırır. Max B.B’yi öldürdükten sonra binaya gider ve kendisini karşılayan kişi aynı zamanda ona ilginç biçimlerde ulaşan telefonlardaki sesin sahibi Senatör Alfred Woden’dır.

Woden onu Inner Circle adlı devlet için çalışan gizli örgütle tanıştırır. Ona gerçek düşmanının adını verir. Max Payne’in gerçek düşmanı daha önce Punchinello malikanesinde rastladığı Nicole Horne’dur. O da daha önceleri Inner Circle’la beraber Valhalla projesinin içinde yer almış ama hükümet projenin başarısız olması nedeniyle ödeneği kesmek istediği için elindeki bilgileri açıklamakla örgütü tehdit etmiş ve böylece ödenek alarak projeyi sürdürmeye devam etmiştir.

Horne aynı zamanda televizyonlarda ve duvarlarda boy boy ilanları çıkan Aesir adlı şirketin de sahibidir. Aesir şirketi yalnızca kirli işlerini örtmeye yarayan bir paravandır. Horne, şehrin yarısından fazlasını kontrolü altında tutmaktadır ve her türlü kirli işin de arkasındadır. Woden eğer Horne’u öldürürse Max’e hakkında yapılan bütün suçlamaları düşüreceğini vadeder. O sırada Horne’un ajanları içeriye dalıp ortalığı tarar ve Max kaçar. Ölü taklidi yapan Alfred Woden da daha sonra oradan kaçar. Max, Aesir binasına giderek Horne’u bulur. Horne çatıda bekleyen bir helikopterle kaçmaya çalışırken Max binanın tepesindeki paratoneri kalkmak üzere olan helikopterin üzerine düşürür ve Horne’u öldürür. Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.

Max Payne’in ilk oyunu böyle bir hikaye ile son bulurken bir sonraki Sokağın Çocukları bölümünde görüşmek üzere. Sokağın Çocukları: Mortal Kombat bölümünü Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

 

2019 Yılında Çıkacak Oyunlar yazımızla karşınızdayız! 2018 oyunlar açısından bereketli bir yıl oldu ve devamı da gelecek gibi görünüyor. Bu yıl çıkmasını beklediğimiz birçok oyun varken biz şimdiden 2019 için heyecanlandık bile. Çünkü 2019 ‘da birbirinden güzel oyunlar bizi bekliyor olacak. Biz de Oyun Lobi olarak 2019 ‘da çıkacak oyunlar arasından en çok beklediklerimizi listeledik!

İlginizi Çekebilir: Eylül Ayında Çıkacak Oyunlar!

The Last of Us 2

The Last of Us 2

The Last of Us

Kanımca en çok saygı duyulan ve çizgisini bozmayan bir firma olan Naughty Dog, Uncharted serisi, Jack and Duxter ve The Last of Us gibi kalburüstü yapımlarıyla büyük işler başarmıştı. Oyun ilk Aralık 2016’da PlayStation Experience etkinliğinde duyuruldu. PS4’e özel Exlucive oyunu olacak olan TLOU 2, PS4 mimari gücünü sonuna kadar kullanacak diye düşünüyorum.

Joel ve Ellie’nin hikâyesi devam ediyor. İlk oyundan 5 yıl sonrasını konu alan The Last Of Us 2’de bu kez Ellie’yi kontrol edeceğiz. 19 yaşındaki Ellie yaşadıklarının etkisiyle daha sert mizaçlı, hırslı ve mücadeleci bir kişilik haline gelmiş. Bize gösterilen videolar da düşmanların daha tehlikeli ve donanımlı olduğunu gördük. Buna karşın Ellie gizlenerek ve açıktan aksiyona girerek karşılık veriyor. Hikâye konusunda fazla bilgi yok, son oyunda Joel Ellie hakkında önemli bir karar vermişti. Bir diğer konu Ellie’nin partide ortaya çıkması ve burada Elli’nin daha özel yanına vurgu yapılması (eşcinsellik olayı). İşin etik kısmı bir kenara, bu oyunu oynayan ve izleyen çocuk yaştaki kişiler için bu tarz görüntülerin uygun olmadığı aşikâr. Önceki oyunu hatırlayanlar daha çocuk yaştaki Ellie ile kız arkadaşı arasında yakınlaşmanın olduğu sahneleri hatırlayacaklardır. Bu konudan habersiz olan oyun severler, tatsız bir sorunla karşılaşmamak için bu bilgiyi akıllarının bir kenarına yazsınlar.

Grafikler konusunda firmanın başarısını bildiğimiz için (Uncharted 4: A Thief’s End ve Kayıp Miras), beklentilerimizi yüksek tutuyoruz. Gustavo Santaolalla’nın oyun içi müzikleri arka planda sizi atmosferin içine alıyor. Oyunun yapısına uygun, gerilim soslu müzikler için böyle bir oyun için biçilmiş kaftan.

Neil Druckmann Yine Yönetmen Koltuğunda!

Oyunun hikâyesi Neil Druckmann ve Halley Gross tarafından yazılmış. Druckmann, “ilk oyunda duygusal sahneler ve sevgi teması ön plandaydı. TLOU 2’de ise daha çok nefret ve intikam odaklı bir tema ön planda olacak” diye açıklama yaptı.

Çin’de Köpek Yılının başlaması etkinliklerinde Naughty Dog yönetmeni Neil Druckman, bir tweet’te, hareket yakalama ekibi içinde olan bir kurt köpeği ile çekilmiş fotoğrafını paylaştı. Fazla detay vermese de, köpeğin oyunda önemli bir yerinin olduğunu söyledi. Belki sadık bir dostumuz ya da düşmanımız olabilir.

Oyunun yardımcı direktörü Anthony Newman, E3 2018’de yapılan bir röportajda çok oyunculu modun olacağını söyledi. Oyun yönetmenlerinden olan Anthony Newman ve Kurt Margenau, “Factions Modunun da” oyuna geri döneceğini belirtti. Bu multiplayer Mod, orijinal oyunda yer alan bir mod ve hayatta kalanların Deathmatch tarzı birbirlerine üstünlük sağlamaya çalıştıkları bir seçenek.

 

Anthem

Anthem

Anthem

İlk olarak E3 2017 konferansında ortaya çıkan ve Bioware firması tarafından geliştirilen Anthem, Mech adı verilen savaş robotları ile keşif ve silahlı çatışmaların yaşandığı bir RPG aksiyon oyunu. 4 arkadaşınızla bir araya gelip ilkel güzellikleri, vahşi hayvanların olduğu farklı bir medeniyeti keşfedeceksiniz. Benzersiz yükseltilebilir epik silah ve ekipmanlarla donatılmış Savaş Mech’leri hizmetinize sunulacak.  Anthem dallanarak büyüyen geniş bir hikâyeye sahip olmayacak. Onun yerine oyuncular kendi kişisel hikâyesine odaklanacak. Bioware Genel Müdürü Casey Hudson ise, oyun anlatımı ve hikâyesi konusunda daha çok çalıştıklarını ifade etti. Özellikle Mass Effect 3 için yapılan eleştiriler ve Andromeda DLC’si sunamadıkları için, kendilerini affettirmek için oyunculara borçları olduğunu dile getiriyor.

Oyunun çıkış tarihi olarak 2018 yılı öngörülüyordu. Ancak bir erteleme haberleri geldi. EA Bu konuyla ilgili, Kotaku’daki Jason Schreier tarafından” en geç 2019 Martın’da piyasaya çıkacağı” bilgisinin sızdırıldığını açıkladı.

Oyun Özgürlük Hissine Ağırlık Verecek!

Bilindiği gibi Bioware’de önemli kayıplar olmuştu. Bioware genel müdürü Aaryn Flynn, Mass Efectin yazarı Derw Karpyshyn, Baldur Gates, Newerwinter Nights, Knight Of The Old Republic, Jade Empire ve Dragon Age: Origins oyunlarına katkı yapan ve şirkette 22 yıl çalışan James Ohlen Bioware’dan ayrılmıştı. Bu kadar çok kan kaybı yaşayan firma, tabiri caizse düzlüğe çıkmak için yeni bir projeye ihtiyaç duyuyordu. Öyle ya, Dragon Age serisi ilk oyundan sonra beklentileri karşılayamadı, Mass Effect serisi oyuncuların beklentilerine cevap verememiş birçok eleştiri almıştı. Yönetmen Jonathan Warner Anthem için, “Tüm deneyimlerimizin ve tüm oyun envanterlerimizin, gerçek bir birleşmesi” diyor. Warner, oyun endüstrisinde 14 sene çalışmış ve 8 yıl da orduda görev almış. Bu konuda oldukça iddialı olan Jonathan Warner, stüdyonun güçlü desteği ile kendi yaratıcılığını limitlerine kadar zorlayacakmış. Anthem kendisi için kariyerindeki en önemli deneyimlerinden biri olmuş.

Kendine özgü farklı bir distopyası olan Anthem, bir aksilik olmazsa 2019 ilk çeyreğinde PC, PS4 ve XboxOne için piyasaya çıkacak.

 

Metro Exodus

Metro Exodus

Metro Exodus

Dmitry Glukhovsky’nin Metro 2033 romanından esinlenerek oyun dünyasına kazandırılan Metro serisi, 3. Oyun olan Metro Exodus ile devam ediyor. Daha önceki oyunlarda Rusya’da metrolarda yaşam mücadelesi vermiştik. Radyasyon yüzünden mutantlara dönüşmüş yaratıklar, düzene baş kaldıran çeteler, bizim hayatımızı kat kat zorlaştırmaktaydı. Üstelik yeryüzü radyasyonla kaplı olduğu için gaz maskesi ve filtreler hayati önem taşımaktaydı.

Bu kez metrolarda sıkışıp kalan halk, 2036 yılında Rusya’nın doğusuna doğru göç yolculuğu başlatıyor. Volga nehrinden Ural dağlarına doğru yapılan bu yolculukta tehlikelerle dolu olacak. Kahramanımız Artyom Spartan Rangers adındaki gruba katılıyor ve bu grupta etkin kararlar alabilecek bir mevkiye ulaşıyor. Nükleer kışın başlangıcında Arurora adlı bir trene karısı ile binerek macerayı başlatıyorlar. Bu yolculuk 1 yıl sürecek ve 4 mevsimi yaşayabileceğiz. Rusya arazisi radyoaktif serpintilerden büyük oranda temizlenmiş ve özlediğimiz gün ışığının keyfini çıkarabileceğiz. Yaratık savaşları, arama kurtarma görevleri ve diğer yan görevleri yapmamız gerekiyor. Harita büyük olmasına rağmen, tam olarak açık bir dünya oyunu değil. Haritada özgürce dolaşamıyoruz, yapmadığımız bir yan görev olduğu zaman harita kendini kilitliyor ve o göreve dönemiyoruz. Bastard (metro yapımı makineli tüfek) ve Ashot (av tüfeği) ve tanıtım videosunda gördüğümüz tatar yayını kullanabiliyoruz. Önceki oyunlarda olduğu gibi silah ve ekipmanlarımızı yükseltebileceğiz. Bunun için para yerine geçen mermileri toplayıp, çeşitli satıcılarla kontak kurmamız gerekiyor.

Ürkütücü Rus Metroları Yine Bizi Bekliyor!

Metro Exodus’ta ayrıca oyuncuların silah geliştirmelerini yapabileceği yeni bir envanter sistemi olacak. Sırt çantası kullanarak değişik istasyonlara uğrayıp upgrade yapabileceğiz.

Biraz daha ayrıntı vermem gerekirse, uğrayacağınız bir yerleşim yerinde ev sahipleri sizin için pek tehdit oluşturmuyorlar. Ne zaman evlerine girip onları rahatsız ederseniz size düşmanca davranmaya başlıyorlar. Korsan çetelerin haricinde dikkatli olmanız gereken vahşi hayvanlarda var. Mesela mutant ayı, kurt sürüleri sizin için önemli bir tehdit konumunda.

Metro Exodus  PS 4, Windows PC ve Xbox One için 22 Şubat 2019’da lansmanı yapılacak. PS4 Proya göre XboxOnex’te en yüksek çözünürlükte ve FPS hızında oynanabilecek.

 

Cyberpunk 2077

Cyberpunk 2077

Cyberpunk 2077

The Witcher serisini yapan ekip olan CD Project Red’in hazırladığı oyun için belirli bir takvim yok. Ancak bize gösterilen 48 dakikalık bir video’da, Cyberpunk 2077 hakkında fikir edinebildik. Oyunda özelleştirilebilir bir karakter ekranı var ve Erkek-Kadın tercihini yaptıktan sonra diğer karakter özelliklerini belirleyip maceraya atılıyoruz.

V olarak (demoda Jaina adındaki kadın karakter) ücret karşılığı görevler yapıyoruz. Yanımızda Jackie adlı İspanyolca ve İngilizce’yi tekno fütüristik bir argo ile konuşan yoldaşımız var. Kendimizi 3 sınıftan birini seçerek geliştirebileceğiz. Küçük silah becerileri (small arm skill), Yakın Dövüş (melee combat skill) ve teknolojik korsanlık (hacking skiil).

Oyun 2077 yılında, Kuzey Kaliforniya’nın fütüristik karakterli Night City adlı kıyı metropolünde geçiyor. Şehir haritası büyük ancak bu büyüme daha çok yukarıya doğru gerçekleşmiş. Night City merkezi oldukça canlı neon ışıklarla kaplanmış binaları, uçan arabaları ve teknolojisi ile gösterişli bir şehir olarak gözümüze çarpıyor. Şehrin altı kısmen terk edilmiş çetelerin cirit attığı tehlikeli bir bölge. Santa Domingo Sanayi bölgesi, Westbrook Turistik Japon kasabası, Heywood’un zengin banliyöleri ve Watson ticaret bölgesi haritadaki diğer bölgeler.

Cyberpunk 2077 En İyi Açık Dünya Oyunu Olmaya Geliyor!

V karakteri ile neler yapabileceğiz? Öncelikle silahlı sahnelerde seçeneklerimiz baya tatmin edici. Duvardan mermi sektirerek düşmanları avlayabiliyoruz. Max Payne’den aşina olduğumuz bullet-time tarzı ağır çekim silah kullanma becerisi, teknolojik olarak karaktere entegre edilen görme becerisi ile etraftaki nesneler hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Kola monte edilmiş kesici silahlarla, duvarlara tırmanma-asılı kalma hareketi ile tepelerine inip, bitirici vuruşu yapıyoruz. Araç takip sahnelerini de gördük ve bu tarzda bir silahlı çatışmaya girdik.

Benim tahminim bu oyun, beklentilerimizin fazlasını verecek gibi görünüyor. 48 dakikalık videoda bunları gördüysek CD Project Red bize fazlasını sunacaktır. Bir de çıkış tarihini görebilseydik.

 

Devil May Cry 5

Devil May Cry 5

Devil May Cry 5

Anlatmaya sıra takip etmeden serbest bir girişle başlayayım. Devil May Cry benim için çok özel bir oyun ve Dante karakteri haricinde diğer oynanabilir karakterlere pek ısınamadım. Vergil, Nero ve hele şu züppe genç Dante karakterleri. Neyse siz bana aldırmayın. Oyunda 3 oynanabilir karakter olacağı duyuruldu. Bunlar Nero, Dante ve ismi açıklanmayan diğer karakter.

2018 yılında E3’te Microsoft Basın konferansında duyuruldu. Oyun 2008 yılında piyasaya çıkan DMC 4’ün devamı niteliğinde. Demoda harabeye dönmüş Londra şehrini ve Nero karşısına çıkan devasa bir şeytani ağacı gördük. Oyun yönetmenlerinden Hideaki Itsuno DMC 4’ten birkaç sene sonra gerçekleştiğini ve neon Devil May Cry işareti ile süslenmiş minibüste, kendi iblis avcısı üssünü kurduğunu belirtiyor.

Dante’yle Yeni Maceralar Yaşayacağız!

Nico karakteri silah mühendisi ve Nero’nun “Devil Bringer” kolunun yerine “Devil Breaker” adlı robot kolu monte ediyor. Büyükannesi de efsanevi silah ustası Nell Goldstein’dır. Nero, Red Queen kılıcı, Blue Rose çift namlulu revolveri kullanmaya devam edecek. Zaten bu silahların olmadığı bir DMC düşünemiyorum.

Karakterler için gerçek insan modelleri kullanılıyor. Hareket algılama teknolojisi ile birebir sanal ortama aktarılıyor. Capcom ve Ninja Theory daha gerçekçi grafikler ve 60 fps hızında oynanabilecek olan yeni oyunları için oldukça iddialılar. Seslendirmeler içinde daha önceki seslendirme sanatçıları ile çalışıyorlarmış.

PC, PS4 ve Xbox One için 8 Mart 2019 tarihinde piyasada olacak.

Days Gone

Days Gone

 

Days Gone

Tamam, artık zombili oyunlardan ve zombi temasından sıkılmaya başladık. Film, kitap ve oyun endüstrisinde bu tema o kadar çok işlendi ki, yeni bir projeye, psikolojik olarak hazır olmayabiliriz. “Yok, ben zombilerin yer aldığı yapımlara bayılırım” diyorsanız sizi şöyle VİP bölümüne alalım.

Dünyayı etkileyen tehlikeli bir salgının ardından 2 yıl geçmiş, Pasifik’in kuzeybatısında yaşam mücadelesi vereceğiz.  Days Gone oyunundaki yöneteceğimiz karakter, Deacon St. John adlı bir motosikletçi. Hani şu bildiğimiz başına buyruk, ipe sapa gelmez karakterlerden. Kıyafetinden de anlayacağınız üzere motosikletli bir çetede, çeşitli maceralara atılmış ve motosiklet konusunda uzmanlaşmış bir kişilik. Kendisi ödül avcısı ve içinde bulunduğu fırsatı kendi lehine çevirip nimetlerinden yararlanıyor.

Salgından sonra insanlar, çeşitli yerlere dağılarak kendi kamplarını kurmuş ve hayatlarını idame ettirmek için uğraşıyorlar. Kamp dışındaki hayat tehlikelerle dolu. Vahşi hayvanlar ve en önemlisi zombiler. Ancak bu zombiler bildiğimizin aksine topluluk oluşturup, birlikte hareket etme kabiliyetine sahipler. Onlara “Freakers” deniliyor. Açlıklarını bastırmak için, çılgınca hareketli hedeflere yöneliyorlar. Belli bir hiyerarşiye uymuyorlar, malum planlı hareket etme ve avlanma içgüdülerine sahip değiller. Peki, anladık da bu Freakers’lar neden kendi türlerine saldırmıyorlar? Onların eti insan etinden daha mı tatsız?

Oyundaki Tek Düşmanlar Zombiler Olmayacak!

Bu salgına maruz kalanlar yalnızca insanlar değil, vahşi hayvanlar da etkileniyor. Ortaya daha vahşi daha saldırgan hayvanlar ortaya çıkıyor. E3 fuarında kahramanımız motosikletle ilerlerken kurt sürüsü saldırısına uğruyordu. Ve Freakers’larla yakın temasa girdiğimiz, tehlikeli sahneler. Oyunda ateşli silahların yanında, bıçak, balta ve tatar yayı, patlayıcılar kullanabileceğiz. Çevredeki eşyalarla etkileşime geçebiliyoruz. Mesela marangoz atölyesindeki testereyi kullanarak zombileri parçalayabiliyoruz. Gece gündüz döngüsü oyunda yer alacak. Bunu şöyle detaylandıralım. Gündüz hayat normal bir seviyede ilerlerken, gecenin çökmesiyle birlikte vahşi hayvanlar ortaya çıkıyor, aynı zamanda Freakers’lar da daha aktif bir avlanma eylemine geçiyorlar. Bir diğer ayrıntı ise önümüzdeki topluluğu geçmek için yere bir ayı tuzağı yerleştiriyoruz. O tarafa bir taş atınca, düşmanlar aptal değil elbette, “durun bu bir tuzak olabilir” uyarısı yapıyor. Aptal olanlar ise malum…

Oyun ertelemelere maruz kalıyor, ancak 2019 yılında çıkacağını öngörüyoruz. PS4 için özel olarak hazırlanan oyun, bu türe merakı olanları tatmin edebilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.

 

Sayfa 108 of 138...105106107108109110111...